Eser Sözleşmesi Nedir? Eser Sözleşmesinden Doğan Davalar ve Tarafların Hakları
Günlük hayatta tadilat işlerinden inşaat projelerine, özel mobilya siparişlerinden estetik operasyonlara kadar pek çok alanda karşımıza çıkan hukuki ilişki, eser sözleşmesi olarak adlandırılır. Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde tanımlanan bu sözleşme türü, bir sonucun taahhüt edilmesine dayalıdır ve taraflara karşılıklı, ciddi sorumluluklar yükler. İşin (eserin) zamanında, ayıpsız ve sözleşmeye uygun olarak teslim edilmemesi, uygulamada sıkça tazminat ve alacak davalarına konu olmaktadır.
Eser Sözleşmesinin Temel Unsurları ve Tarafların Yükümlülükleri
Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Bu tanım, sözleşmenin iki temel unsuru olduğunu gösterir: Eserin meydana getirilmesi ve bedel ödenmesi. Eser sözleşmesini, hizmet sözleşmesinden ayıran en önemli fark “sonuç taahhüdü”dür. Yüklenici, sadece emek harcamayı değil, ortaya somut ve başarılı bir sonuç (eser) çıkarmayı garanti eder.
Yüklenicinin Eseri Meydana Getirme ve Teslim Borcu
Yüklenicinin (müteahhit, usta, sanatkar vb.) asli borcu, eseri sözleşmeye ve teknik kurallara (fen ve sanat kurallarına) uygun olarak imal etmektir. TBK madde 471 uyarınca yüklenici, üstlendiği işi sadakat ve özenle yapmak zorundadır. Yüklenicinin özen borcu, işin uzmanı olmasından kaynaklanır ve sorumluluğu, benzer alandaki basiretli bir yüklenicinin davranışına göre belirlenir.
Yüklenici, eseri tamamladıktan sonra iş sahibine teslim etmekle yükümlüdür. Teslim, eserin fiilen iş sahibinin hakimiyetine geçirilmesidir. Eserin teslim edilmemesi veya geç teslim edilmesi durumunda yüklenici “temerrüde” düşer ve iş sahibi gecikme tazminatı talep edebilir.
İş Sahibinin Bedel Ödeme Borcu
İş sahibinin temel borcu, meydana getirilen eser karşılığında kararlaştırılan bedeli ödemektir. Bedel, “götürü bedel” (önceden kesin olarak belirlenen sabit fiyat) veya “yaklaşık bedel” (keşif bedeli) olarak belirlenebilir. Götürü bedel usulünde, iş tahmin edilenden fazla emek ve masraf gerektirse bile yüklenici bedelin artırılmasını talep edemez (olağanüstü haller saklı kalmak kaydıyla). Bedel ödeme zamanı, sözleşmede aksi kararlaştırılmadıkça, eserin teslimi anıdır.
Sözleşmeye Aykırılık Hallerinde Açılacak Davalar
Eser sözleşmelerinde uyuşmazlıklar genellikle eserin ayıplı (kusurlu) olması, zamanında teslim edilmemesi veya bedelin ödenmemesi noktalarında çıkar. Bu durumlarda taraflar, zararlarının tazmini için hukuk mahkemelerine başvurabilirler.
Ayıplı İfa ve Seçimlik Haklar
Teslim edilen eserde, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerin bulunmaması veya lüzumlu vasıfların eksik olması durumunda ayıplı ifa söz konusu olur. Türk Borçlar Kanunu’nun 474. maddesine göre iş sahibi, eseri teslim aldıktan sonra imkan bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve varsa ayıpları yükleniciye uygun bir sürede bildirmek (ayıp ihbarı) zorundadır. Ayıp gizli ise, ortaya çıktığı anda bildirilmelidir.
TBK madde 475, ayıplı eser karşısında iş sahibine dört seçimlik hak tanır:
- Sözleşmeden Dönme: Eser iş sahibinin kullanamayacağı kadar ayıplıysa veya hakkaniyet gereği kabul etmesi beklenemezse sözleşmeyi feshedebilir.
- Bedel İndirimi: Eserin değerindeki eksiklik oranında bedelden indirim isteyebilir.
- Onarım İsteme: Masrafları aşırı değilse, eserin ücretsiz onarılmasını talep edebilir.
- Tazminat: Genel hükümlere göre, ayıp nedeniyle uğradığı zararın tazminini isteyebilir (Yüklenicinin kusurlu olması şarttır).
Sıkça Sorulan Sorular
1. Eser sözleşmesi için yazılı şekil şartı var mıdır?
Kural olarak eser sözleşmelerinin geçerliliği herhangi bir şekil şartına (yazılı olma şartına) bağlı değildir. Sözlü olarak da kurulabilir. Ancak, ileride çıkabilecek uyuşmazlıklarda sözleşmenin varlığını ve şartlarını ispatlayabilmek (özellikle bedel ve vade konularında) için yazılı yapılması hukuken şiddetle tavsiye edilir. Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ise mutlaka noterde düzenleme şeklinde yapılmalıdır.
2. Müteahhit işi yarım bırakırsa ne yapılabilir?
Yüklenici (müteahhit) haklı bir sebep olmaksızın işe başlamaz veya işi geciktirirse ve bu gecikme işin zamanında bitmeyeceğini açıkça gösteriyorsa; iş sahibi teslim gününü beklemeden sözleşmeden dönebilir (TBK m. 473). Ayrıca, işin tamamlanmaması nedeniyle uğranılan zararlar için tazminat davası açılabilir veya nam-ı ifa (işin başkasına yaptırılıp bedelinin yükleniciden alınması) yoluna gidilebilir.
3. Eser sözleşmesinde zamanaşımı süresi ne kadardır?
Eser sözleşmelerinden doğan davalarda zamanaşımı süresi, taşınır eserlerde teslimden itibaren 2 yıl, taşınmaz yapılarla ilgili eserlerde ise teslimden itibaren 5 yıldır. Ancak yüklenicinin “ağır kusuru” veya hilesi varsa, zamanaşımı süresi niteliğine bakılmaksızın 20 yıldır.
