KİK’e Karşı Dava Açarken Sık Yapılan Hatalar ve Başarılı Bir Dava İçin İpuçları

Kamu İhale Kurumu (KİK) kararlarına karşı Ankara İdare Mahkemeleri’nde açılan iptal davaları, ihale sürecinde haksızlığa uğradığını düşünen firmalar için en önemli hukuki yoldur. Ancak bu davalar, kendine özgü usul kuralları ve süreleri olan teknik davalardır. Süreçte yapılacak küçük bir hata, davanın esasına dahi girilemeden reddedilmesine ve ciddi hak kayıplarına yol açabilir. Başarılı bir dava süreci yönetmek ve hak kayıplarını önlemek için sık yapılan hatalardan kaçınmak ve belirli stratejileri izlemek kritik öneme sahiptir. Bu yazımızda, KİK davalarında en sık karşılaşılan hataları ve davanızı başarıya ulaştırmak için bilmeniz gereken önemli ipuçlarını ele alacağız.

Davanın Usulden Reddine Neden Olan Kritik Hatalar

Davanın esası, yani KİK kararının hukuka uygun olup olmadığı incelenmeden, sadece usul kurallarına uyulmadığı için reddedilmesi en istenmeyen durumdur. Bu hatalardan kaçınmak, davanın ilk ve en önemli adımıdır.

1. Hak Düşürücü Sürenin Kaçırılması

Bu, en sık yapılan ve geri dönüşü olmayan hatadır. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca, KİK kararlarına karşı açılacak davalarda dava açma süresi, kararın size tebliğ edildiği tarihi izleyen günden itibaren 30 gündür. Genel idari dava açma süresi olan 60 günün burada geçerli olmaması, birçok firmayı yanılgıya düşürmektedir. 30 günlük hak düşürücü süre kaçırıldığında, dava açma hakkı tamamen ortadan kalkar ve mahkeme davayı esasa girmeden “süre aşımı” nedeniyle reddeder.

2. İdari Başvuru Yollarının Tüketilmemesi

Kamu ihale hukukunda, idarenin bir işlemine karşı doğrudan dava açılamaz. Kanun, kademeli bir başvuru sistemi öngörür. Öncelikle ihaleyi yapan idareye şikayet, bu başvurudan sonuç alınamazsa KİK’e itirazen şikayet başvurusunda bulunulması zorunludur. Bu yolları tüketmeden, örneğin sadece idareye şikayet edip gelen cevaba karşı doğrudan dava açmak, “idari merci tecavüzü” olarak adlandırılır ve dava bu nedenle usulden reddedilir. Dava, ancak KİK tarafından verilen nihai karara karşı açılabilir.

3. Davanın Yanlış Mahkemede Açılması

Kamu ihale uyuşmazlıklarından kaynaklanan ve KİK kararlarına karşı açılacak iptal davalarında görevli ve yetkili mahkeme, kanunla özel olarak belirlenmiştir. Bu davalar, firmanızın veya ihaleyi yapan idarenin bulunduğu yerdeki idare mahkemesinde değil, yalnızca Ankara İdare Mahkemeleri’nde açılabilir. Davanın yetkisiz bir mahkemede açılması, zaman kaybına neden olur ve hak düşürücü sürenin kaçırılması riskini doğurur.

Başarılı Bir Dava İçin Stratejik İpuçları

Usul hatalarından kaçındıktan sonra, davanın esastan kazanılması için içerik ve strateji ön plana çıkar. Başarılı bir dava için aşağıdaki unsurlara özellikle dikkat edilmelidir.

1. Güçlü Bir “Yürütmenin Durdurulması” Talebi Oluşturmak

Dava açmak, ihale sürecini tek başına durdurmaz. İdare, dava devam ederken sözleşmeyi imzalayabilir. Bunu önlemek için dava dilekçesinde mutlaka yürütmenin durdurulması talep edilmelidir. Ancak bu talep, “Yürütmenin durdurulmasını talep ederim.” gibi soyut bir ifadeden ibaret olmamalıdır. Dilekçenizde, KİK kararının hangi yönlerden “açıkça hukuka aykırı” olduğunu ve kararın uygulanmaya devam etmesi halinde hangi “telafisi güç ve imkânsız zararların” doğacağını (örneğin ihaleyi kaybetme, ticari itibar zedelenmesi, pazar payı kaybı vb.) somut gerekçelerle ve delillerle açıklamanız, mahkemenin talebinizi kabul etme olasılığını ciddi şekilde artırır.

2. Dava Dilekçesinde Somut ve Teknik Gerekçeler Sunmak

İhale davaları teknik bilgi gerektirir. Dava dilekçenizde, KİK kararının neden hukuka aykırı olduğunu genel ve soyut ifadelerle değil, doğrudan Kamu İhale Kanunu, ilgili tebliğler, yönetmelikler ve emsal KİK/Danıştay kararlarına atıf yaparak açıklamalısınız. Örneğin, “Aşırı düşük teklif açıklamamız haksız yere reddedildi.” demek yerine, “Kamu İhale Genel Tebliği’nin X maddesine göre sunulması gereken tüm belgeler sunulmuş olmasına rağmen, KİK’in Y gerekçesiyle açıklamayı yetersiz bulması, anılan tebliğ hükmüne ve Z tarihli Danıştay kararına açıkça aykırıdır.” gibi spesifik ve hukuki dayanakları olan argümanlar sunmak davanızı güçlendirir.

3. Emsal Kararlardan ve KİK İçtihatlarından Yararlanmak

Kamu İhale Kurumu’nun ve Danıştay’ın benzer uyuşmazlıklarda daha önce verdiği kararlar, davanız için en önemli yol göstericilerdendir. Dava konusu olaya benzer durumlarda verilmiş lehinize olan KİK veya yargı kararlarını (emsal kararları) bulup dava dilekçenize eklemeniz, mahkemenin uyuşmazlığı sizin bakış açınızdan değerlendirmesine yardımcı olur. Bu, iddianızın sadece sizin kişisel yorumunuz olmadığını, yerleşik içtihatlara da uygun olduğunu gösterir ve mahkeme üzerinde olumlu bir etki bırakır.


Sıkça Sorulan Sorular

1. Dava dilekçesini kendim yazıp dava açabilir miyim? Evet, tüzel kişi temsilcisi veya gerçek kişi olarak davanızı kendiniz açabilirsiniz. Ancak KİK davaları, özel dava süreleri, zorunlu idari başvuru yolları ve teknik mevzuat bilgisi gerektirdiğinden, bu alanda uzman bir avukattan profesyonel hukuki destek almanız, usul hataları nedeniyle hak kaybı yaşama riskinizi en aza indirecektir.

2. Davayı kazanırsam ne olur? Mahkeme, KİK kararının iptaline karar verirse, bu karar hukuki durumu KİK’in kararından önceki aşamaya döndürür. KİK, mahkeme kararına uymak ve kararın gerekçesi doğrultusunda yeni bir karar almak (örneğin, teklifinizin değerlendirmeye alınması yönünde düzeltici işlem belirlenmesi gibi) zorundadır. Eğer yürütmenin durdurulması kararı almışsanız ve henüz sözleşme imzalanmamışsa, bu karar lehinize bir sonuç doğurur ve ihale sürecine dahil olabilirsiniz.

3. Dava masrafları ne kadardır ve kazanırsam geri alabilir miyim? Dava masrafları; başvuru harcı, karar harcı, tebligat giderleri, bilirkişi ücreti ve avukatlık vekalet ücreti gibi kalemlerden oluşur. Davayı kazanmanız durumunda, mahkeme tarafından belirlenen ve sizin yaptığınız yargılama giderleri ile lehinize hükmedilen vekalet ücretinin davalı idare (KİK) tarafından size ödenmesine karar verilir.