Çalışma izni reddinin iptali nasıl olur?

Çalışma İzni Reddinin İptali ve Hukuki Süreçler

Yabancı uyruklu kişilerin Türkiye’de yasal olarak istihdam edilebilmeleri için 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu hükümleri doğrultusunda Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından izin almaları yasal bir zorunluluktur. Ancak idari makamlar tarafından yapılan incelemeler neticesinde mevzuatta öngörülen şartların sağlanmadığı kanaatine varılırsa başvurular reddedilebilir. Bu idari işleme karşı yabancıların ve işverenlerin, çalışma izni reddi kararını ortadan kaldırmak için başvurabileceği idari ve yargısal yollar bulunmaktadır.

Çalışma İzni Başvurusunun Reddi ve İdari İtiraz Yolları

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından başvurunun reddedilmesi, eksik evrak, asgari sermaye şartlarının sağlanamaması, istihdam kotalarına uyulmaması veya güvenlik gerekçeleri gibi 6735 sayılı Kanun’un 9. maddesinde sayılan çeşitli sebeplere dayanabilir. Red kararı tebliğ edildikten sonra ilgililerin idari işlemi düzeltmek amacıyla Bakanlığa itiraz etme hakkı mevcuttur.

Bakanlığa İtiraz Süresi ve Usulü

Bakanlıkça tesis edilen ret kararının muhataba tebliğ edildiği tarihten itibaren 30 gün içinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına idari itiraz yapılabilir. Sistem üzerinden gerekçeli bir dilekçe ve destekleyici somut belgelerle yapılan bu itiraz başvurusu sonucunda idare, daha önce verdiği ret kararını yeniden inceler. İdare, kendi tesis ettiği işlemi itiraz üzerine kaldırabilir, değiştirebilir veya itirazı reddederek kararında direnebilir.

İtirazın Zımnen Reddi Kavramı

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, Bakanlığa yapılan idari itiraz başvurularına idarenin 30 gün içerisinde cevap vermesi gerekmektedir. İdarenin bu süre zarfında herhangi bir yanıt vermemesi, hukuken başvurunun zımnen (sessiz kalarak) reddedildiği anlamına gelir. İtirazın açıkça veya zımnen reddedilmesi durumunda hukuki uyuşmazlığın çözümü için idari yargı yoluna başvurulması gerekliliği doğar.

İdare Mahkemesinde İptal Davası Süreci

İdari itirazın sonucsuz kalması veya doğrudan yargı yolunun tercih edilmesi halinde, idarenin verdiği ret kararının yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle mahkemeye başvurulur. İdari işlemin iptali talebiyle açılan bu davalar, yabancının Türkiye’deki çalışma hakkının korunması bakımından son derece kritiktir.

İptal Davası Açma Süresi ve Görevli Mahkeme

Çalışma izni talebinin reddine veya bu karara karşı yapılan itirazın reddine dair işlemin iptali için, kararın tebliğini veya zımnen ret süresinin dolmasını izleyen günden itibaren 60 gün içinde iptal davası açılmalıdır. İdari işlemi tesis eden makam Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı olduğundan, davada yetkili ve görevli mahkeme Ankara İdare Mahkemeleridir. Dava açılırken, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğabileceği gerekçesiyle “yürütmenin durdurulması” da talep edilebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. İptal davası açmadan önce Bakanlığa itiraz etmek zorunlu mudur?

Cevap: Hayır, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca idareye itiraz etmek (üst makama veya aynı makama başvuru) ihtiyari (isteğe bağlı) bir yoldur. İlgililer itiraz yolunu tüketmeden, 60 günlük yasal süre içinde doğrudan İdare Mahkemesinde iptal davası açabilirler.

2. Mahkemeden yürütmenin durdurulması kararı alınırsa ne olur?

Cevap: İdare Mahkemesi tarafından yürütmenin durdurulması kararı verilmesi halinde, Bakanlığın ret işlemi dava sonuna kadar askıya alınır ve hukuken doğurduğu sonuçlar durur. İdare, mahkemenin bu kararını en geç 30 gün içinde uygulayarak kişiye geçici olarak çalışma izni vermek veya başvuru sürecini mahkeme kararına uygun şekilde yeniden tesis etmek zorundadır.

3. Çalışma izni başvurusu daha çok hangi yasal gerekçelerle reddedilir?

Cevap: Ret işlemleri genellikle 6735 sayılı Uluslararası İşgücü Kanunu’nun 9. maddesinde yer alan hükümlere dayanır. Başvurunun uluslararası işgücü politikasına uygun olmaması, sahte veya yanıltıcı bilgi/belge sunulması, yabancının Türkiye’ye girişine izin verilmeyecek kişilerden olması veya kamu düzeni/güvenliği açısından sakınca görülmesi en yaygın yasal ret gerekçeleridir.